Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Daha Sade Bir Hayat

“Eğer sade ve akıllıca yaşarsak, bu dünya hayatının bir cefa değil, bir sefa olduğunu hem inanarak hem de deneyimle ikna oldum.”~Henry David Thoreau

130 m2 bir evde tek başıma yaşıyor ve eve sığamıyordum. Her taraf eşya dolu idi. Aradığım hiç bir şeyi bulamıyor sürekli bir şeyler kaybediyordum. Evin her tarafını en önemli hobim olan fotoğraf ile ilgili araç, gereçler ve çantalar kaplamıştı. Bunun yanında uzun zamandan beri giymediğim giysiler, başlayıp yarım bıraktığım hobiler ile ilgili malzemeler vardı. Ciddi bir temizlik yapmaya karar verdim. Haftalar sürdü. Sonunda kendimi sadece fiziksel değil ruhsal olarak da rahatlamış hissettim. O zamandan beri de daha sade bir hayat sürmek için çaba gösteriyorum. İnsanoğlunun mutsuzluğunun bir nedenin de bitmek tükenmek bilmeyen istifleme alışkanlığı ve aslında ihtiyacı olmayan şeylere sahip olma arzusu olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte öğrendiğim bazı şeyleri paylaşmak istiyorum:

  • Daha büyük bir ev, daha iyi bir araba, daha çok giysi daha çok eşya sahibi olmanın insanın uzun vadeli mutluluğu ile bir ilişkisi yoktur. Tam aksine bunlar bizim hayatımızı ipotek altına alır. İçinde yaşadığımız çarpık sistem aslında hiç de ihtiyacımız olmayan şeyleri bize ihtiyacımız varmış gibi hissettiriyor. Hep daha fazlasını almak istiyoruz. Bunun için de başta reklamlar olmak üzere bir çok akıllıca yöntemler kullanılıyor. Borçlarımızı ödemek için sağlığımızdan oluyoruz.
  • Ev, işyeri ve depolarımızdaki eşyalardan kurtulamamamızın en temel nedenleri şunlar:
  • İhtiyacımız olmamasına rağmen belki bir gün ihtiyaç duyarız diye düşünmek
  • O eşya için çok para harcamış (belki de hala borçlarını ödüyor) olmamızdan dolayı ihtiyacımız olmadığı ve hiç kullanmadığımız halde tutmak
  • O eşyanı ihtiyacımız olmasa bile bizim için duygusal bir anlam ifade etmesi (hediye veya tatilden alınmış vb.)
  • Eşyalardan kurtulma işi gözümüzde çok büyüdüğü için sürekli ertelememiz

Peki tüm bunlar ile nasıl başa çıkabiliriz. Kendi uyguladığım stratejiler şunlar:

  1. Bizim evimizde bir kural var. Ayakkabı ve giyecek gibi şeyler satın aldığımızda aynı tür eşyadan en az 3 tane evden çıkarma kuralı. Bunu ya ihtiyacı olan birine veriyoruz ya da atıyoruz . Eğer 3 tane size fazla geliyorsa 2 veya 1 tane olarak uygulayın. Bu alışkanlık herhangi bir şey satın alırken gerçekten ihtiyacımız olup olmadığı konusunda bizi daha fazla düşünmeye zorlar. Hem de bir süre sonra evdeki eşyalarımızın azaldığını görürüz.
  2. Çok önemli bir ihtiyacım dışında herhangi bir şey satın alırken en az 3 gün bekliyorum. Bu 3 günlük süre o şeye gerçekten ihtiyacım olup olmadığı konusunda bana düşünme şansı veriyor. Unutmayın: Alışveriş yapmak bir terapi aracı değildir. Orta ve uzun vadede kendimizi iyi hissetmemize hiç bir katkısı yoktur. Aksine 42 adet ayakkabımız varken 43.sünü istiflemek bu kadar aç insanın olduğu bir dünyada bizi insanlıktan biraz daha uzaklaştırır.
  3. Dağınıklığı toplamak gözünüzde çok büyüyor ve sürekli erteliyorsanız şunu yapabilirsiniz: Her gün bir odadaki rafta, çekmedeki dağınıklığı toparlamak için 5 dakikanızı ayırabilirsiniz. Bütün dağınıklığı bir öbek olarak dışarı çıkarın. Sonra her bir eşya için hızlıca karar verin. Verilecek kararlar şunlar olabilir: 1.Atmak 2.Satmak (Ben son iki sene içerisinde sahibinden.com aracılığı ile 15.000 TL civarında artık ihtiyacım olmayan eşya ve elektronik malzeme sattım 3.İhtiyacı olan birine vermek (Bulunduğunuz mahallenin muhtarlığına başvurabilirsiniz) 4.Eşyayı tekrar eski yerine koymak 5.Farklı kategoride bir eşya ise farklı bir yere koymak için ayırmak 6. İleride ihtiyacımız olup olmayacağın karar veremiyorsak bir kutuya ayırıp farklı bir yere koyun. 3 ay sonra o eşyaya hiç ihtiyacımız olmadıysa atın ve satın.
  4. Herhangi bir eşyayı bize hediye geldi diye veya duygusal bir yakınlığımız var diye sonsuza kadar saklamak zorunda değiliz. Eğer sonradan görmek istiyorsak fotoğrafını çekip o eşyadan kurtulabiliriz. Eşyalara ruhsal veya metafizik güçler yüklemek anlamsızdır.
  5. Değerli belge niteliğinde olmayan kağıt ve dokümanları tarayarak elektronik ortamda saklayabilirsiniz. Ben bu iş için Evernote programını kullanıyorum
  6. Evde ve işyerinde 3 ayda bir ihtiyacınız kalmayan eşya ve dokümanları atma günü belirleyip bu işi bir rituel haline getirebilirsiniz.
  7. Gün içerisinde yapacağımız işlere karar verirken akıllıca seçimler yapmak sade bir hayat sürmenize katkı sağlar. Benim bu konuda uyguladığımız iki tane önemli ve basit stratejim var. Her gün sabah 3 En Önemli İşimi belirleyip,yazmak ve bu işlere öncelik vermek. Dİğeri ise yapacağım şeylere karar verirken gün sonunda kendimi nasıl hissedeceğimi düşünmek. Örneğin günün sonunda ailemle vakit geçirmekten, eğitim dizaynı yapmaktan, okumaktan, yazmaktan, bisiklete binmekten, fotoğraf çekmekten hiç bir zaman pişmanlık duymuyorum. Bununla birlikte internette, sosyal medyada vakit geçirmekten, bilgisayar başında aşırı oturmaktan, bana ve başkalarına bir katma değeri olmayan işler ile uğraşmaktan her zaman pişmanlık duyuyorum. İşte gün içerisinde o an yapacağıma karar verirken zihnimde gün sonuna gidip kendimi nasıl hissettiğimi anladığımda akıllıca seçimler yapmam daha kolay oluyor.
  8. Aksiyon:
    1. Hemen şimdi evinizdeki veya işyerinizdeki bir dağınıklığı toparlayın. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
    2. Daha sade bir hayat için için Henry David Thoreau’nun nefis kitabı Doğal Yaşam ve Başkaldırı isimli kitabını okuyun.

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.