Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Hayır Diyebilmenin Gücü

Amerika Birleşik Devletleri’nin güney eyaletlerinde siyahilerle beyazlar otobüslere ayrı kapıdan biniyor, kendilerine ayrılmış ayrı yerlere oturuyorlardı. Rosa Parks bir gün Montgomery’de otobüse bindi. O otobüste bir beyaz, beyazlara ayrılan yerde yer bulamayınca, siyahilere ait bölümde oturmakta olan Rosa Parks’tan koltuğundan kalkıp kendisine yer vermesini istedi. Şoför de kalkması için uyardı ama Parks yerinden kalkmadı. Tutuklandı ve hapse girdi. İşte Rosa Parks’ın bu kararlı “hayır”ı Amerika Birleşik Devletlerin’de siyahların otobüslerde beyazlar ile aynı haklara sahip olmasını sağlayan direnişin başlangıcı oldu.

Muhtemelen hiç birimiz hayatımızda Rosa Park’ın yaşadığı gibi bir durum yaşamayacağız. Ancak bir çoğumuzun başına gelmiştir: Aslında istemediğimiz bir şeyi başkalarının dayatması ile yapmak…Patronumuzdan, iş arkadaşımızdan, komşumuzdan, eşimizden gelen ve aslında hayır dememiz gereken bir talebe istemeden “evet” demek…Sonra bazen günler ve hatta haftalarca kendi içimizde bunun pişmanlığını ve üzüntüsünü yaşamak…

Peki niçin “hayır” diyemiyoruz?

1. Net olmamak: Önceliklerimiz yeterince net değilse birileri bizim yerimize mutlaka bu öncelikleri belirler. Özellikle baskı altında kolayca kendimizi istemeden “evet” demiş bir durumda buluruz.
2. Eleştirilme korkusu: Bencillik, takım ruhuna uygun davranmama, duyarsız birisi olarak görülme gibi sosyal korkularımız.
3. Çatışma korkusu: Özellikle karşımızdaki insan hiyerarşi olarak bizden üstte veya baskın bir karakter ise çok daha fazla hissederiz.
4. Önemsizlik kaygısı: Hayır dememizden dolayı daha sonra önemli işler ve projelerde bizi unuturlar ve bir daha hiç bir şey sormazlar kaygısı
5. Karşımızdakini üzmek kaygısı: Özellikle sevdiğimiz bir insan ise onun duygularını incitme kaygısı ile “hayır” diyememek
6. Kontrolü kaybetme korkusu: Herhangi bir iş veya projede kontrolü kaybetme korkusu bize istemeden “evet” dedirtebilir. Bu durum mükemmeliyetçi insanlarda daha sık görülür.
7. Kültür etkisi: Genelde doğu kültüründe “hayır” demenin çok olumsuz bir şeymiş gibi algılanması

Aşağıda açıkladığım bakış açıları daha kolay “hayır” dememize yardımcı olur

Reddettiğimiz Şey Karşımızdakinin Kişiliği Değildir

Birisi bizden bir şey yapmamızı istediğinde, yaptığı talebi, o kişi ile olan ilişkimiz ile karıştırmaya eğilimliyiz. Bazen bu ikisi birbirleri ile çok bağlantılı olduğunda aslında talebi reddetmenin o kişiyi reddetmek ile aynı şey olmadığını unuturuz. Eğer hayır veya evet deme kararını, ilişkiden bağımsız tutabilirsek daha sağlıklı bir karar veririz. Öncelikle karar vermemiz gereken şey: bu talep karşımdaki kişiden bağımsız olarak gerçekten “hayır” denilmesi gereken bir konu mu? Eğer öyleyse bu kararımı karşımdaki insana nasıl iletebilirim? Şunu unutmayalım: Bir insana “hayır” demek bir daha evet” demeyeceğimiz anlamına gelmez.

“Hayır” demek için mutlaka “hayır” kelimesini kullanmak zorunda değiliz

Kabul edelim ki “hayır” itici bir kelimedir. Onu kullanmadan da karşımızdaki insanı nazikçe reddedebiliriz. “Çok isterdim bununla birlikte şu anda çok yoğunum”, “Takvimimi kontrol edip ben size e-posta göndereyim” gibi cümleler daha kolay hayır demeye yardımcı olur.

“Evet” demek ile nelerden vazgeçiyoruz?

“Evet” dediğimizde hayatımızdaki hangi öncelikleri ötelemek veya onlardan vazgeçmek zorunda kalıyoruz. Bu bazen ailemiz, bazen daha önemli bir proje, başkalarına verdiğimiz sözler, bazen de kendimize ayırmamız gereken bir vakit olabilir. Her zaman kendimize sormamız gereken soru “şu anda en önemli olan ne?” sorusu olmalıdır.

“Hayır” demek bize uzun vadede saygı kazandırır

Bir insana hayır dediğimizde bunun kısa vadeli yansıması o kişide yarattığımız hayal kırıklığı veya kızgınlık olabilir. Bununla birlikte orta ve uzun vadede zamanımızın ne kadar değerli olduğunu, kendi önceliklerimize ne kadar önem veren bir insan olduğumuzu gösterdiği için bize saygı kazandırır. Üstelik bir sürekli olarak her şeye “evet” diyen bir insan isek bir süre sonra bu “evet” lerimizin karşı taraftaki değeri git gide azalacaktır. Tam tersine biz gerektiğinde “hayır” diyebilen bir insan isek “ evet” dediğimizde bunun önemli bir şey olduğu algısını karşı tarafta kolayca oluşturabiliriz.

Samimi bir “hayır” göstermelik bir “evet” den daha değerlidir

Gerçekten inanmadığımız bir şeye evet dediğimizde çoğu zaman o işi ya erteleriz ya da gönülsüzce yaptığımız için işin kalitesi düşük olur. Bu durumda karşı tarafta daha büyük bir hayal kırıklığına yol açar. Onun yerine baştan söyleyeceğimiz samimi bir “hayır” hem bizi kendimize ve o kişiye karşı duyacağımız kızgınlık duygusundan hem de karşı tarafı hayal kırıklığından korumuş olur.

Her şeye “evet” demek verimliliğimizi düşürür

Çünkü kendi önceliklerimize değil başkalarının işlerine odaklanırız. Kendi önceliklerimizi yaparken çok fazla bölünürüz.

“Hayır” demenin pratik yolları

1. Empati gösterin: Bizden bir talepte bulunan kişinin içinde bulunduğu durumu anladığımızı ona hissettirmek ve söylemek ona “hayır” dememizin anlık bir refleks olmadığını gösterir. Tam aksine onu anladığımızı ancak kendi önceliklerimizin olduğu ve o önceliklere zaman ayırmayı seçtiğimizi ve bunun üzerinde düşünülmüş bir karar olduğu algısını yaratır.
2. Durun ve biraz bekleyin: “Hayır” dememiz gereken bir talep geldiğinde hemen cevap vermek yerine sessizliğin gücünü kullanın. İçinizden beşe kadar sayabilir veya nefes alabilirsiniz. Bırakın karşınızdaki kişi konuşsun çoğu zaman “hayır” demenize gerek kalmadan karşınızdaki kişi geri bir adım atar.
3. “Takvimimi kontrol edip size döneyim” deyin: Bu bize hem zaman kazandırır hem de söz konusu talebi düşünüp daha sağlıklı bir karar vermemize yardımcı olur.
4. Alternatif çözüm önerin, pazarlık edin: “Bunu x şeklinde değil de, y şeklinde yapabiliriz, x tarihine kadar değil ama y tarihine kadar yapabilirim, onu değil ama şunları yapabilirim, yaparım ancak sizde bir daha ki sefere şunları yapın” gibi cümleler de hayır demenin bazı tonlarıdır.
5. “Evet” dediğinizde neden vazgeçeceğinizi sorun: Örneğin müdürünüz sizden bir iş istediğinde eğer elinizde daha öncelikli işler olduğuna inanıyorsanız ona elinizdeki işleri ve onların neden önemli olduğunu anlatın. Böylece aslında “hayır” cevabının anlık bir tepkiden çok kurumunuza daha fazla fayda sağlama isteği olduğu net olarak anlaşılsın.
6. Bazı durumlarda net olarak “hayır” deyin: Bazen dolaylı yollara başvurmak karşımızdaki tarafından yanlış anlaşılabilir ve bize vakit kaybettirebilir böyle durumlarda en başında net olarak ve fazla detaya girmeden, açıklama yapmadan “hayır” demek daha iyi olur.

“Hayır” demek başka bir çok yetkinlik gibi pratik gerektiren ve zaman içerisinde geliştirebileceğimiz bir liderlik özelliğidir. Eğer “hayır” demekte zorlanan bir insan iseniz, bugünden yarına bu yeteneği geliştirmeyi beklemeyin. Bununla birlikte sabırla pratik yapar ve hatalarınızdan ders alırsanız zaman içerisinde daha kolay “hayır” diyebildiğinizi göreceksiniz. Burada söz konusu olan her şeye “hayır” demek değil bizim için daha önemli ve öncelikli olanlar için hayatımızda yer açmaktır. Bunu yapabildiğimizde hem kendimize hem de diğer insanlara daha faydalı olduğumuzu göreceğiz.

 

 

 

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.