Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Ne İçin Çalışıyorsunuz ?

Eğitimlerimde katılımcılara hep söylediğim ve genelde bana katılmadıkları bir konu var: “İyi performansın sırrı para değil, bir amaç uğruna çalışmaktır.” Belki bu yaklaşım size de çok romantik gelmiş olabilir.

Duke Üniversitesin’den Profesör Dan Arely ve St.Thomas Üniversitesin’den James Heyman şöyle bir deney yaptılar. Bilgisayar ekranının sol yarısında daire, sağ yarısında da bir kare oluşturdular. Deneklerden istenen şuydu: Bilgisayarın faresini kullanarak daireleri karenin içine bırakmaları. Bunu yaptıklarında sol tarafta bir daire daha gözüküyordu. Profesörlerin deneklerden istediği 5 dakika içerisinde yapabildikleri kadar çok daireyi karenin içinde bırakmaktı. Bazı denekler 5$, bazıları 50 cent kazanacak, bazıları da hiç bir şey kazanmayacak, sadece “deneye katkı amacı ile yaptıkları” söylenecekti. Sizce hangi grup daha iyi performans göstermiştir. 5$ kazanan grup ortalama 159 daire atmış. 50 cent kazanan grup 101 daire atmış. Ve hiç bir şey ödenmeyen grup ise 168 daire atmış.

Başka bir örnek: Amerika Emeklilik Kurumu AARP bazı avukatlara yardıma ihtiyacı olan emekliler için saat ücretlerini 30$’a düşürüp düşüremeyeceklerini soruyor. Genelde avukatlar kabul etmiyorlar. AARP daha sonra avukatlara bunu herhangi bir ücret almadan yapıp yapamayacaklarını soruyor. Şaşırtıcı bir şekilde avukatlar bu öneriyi kabul ediyorlar.

Çünkü herhangi bir iş yaparken bilinçaltımızda kendimize şu soruyu sorarız: ”Ben ……………………. karşılığında bu işi yapacak bir kişi miyim?” Eğer söz konusu para ise avukatın kendisine bilinç altında sorduğu soru “Ben saati 30$’a bu işi yapacak türde bir avukat mıyım?” oluyor. Tabi ki cevabı hayır. Ama eğer soru şu olursa: “Ben yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım edecek bir avukat mıyım?” Bu durumda cevap tabi ki “evet” oluyor.

Paranın önemini yadsımıyorum. Aksine mutlaka emeğimizin karşılığını kazanmalıyız. Bununla birlikte yirmiş beş yıllık iş hayatının bana öğrettiği derslerden bir tanesi eğer herhangi bir işi yaparken en büyük motivasyon kaynağınız para ise para kazanmak gitgide sizin için daha zor hale geliyor. Her yıl binin üzerinde kişiye eğitim veriyorum. Eğitimlerinde tanıştığım bazı katılımcılar bir çok kurum değiştirmişler. Her seferinde en önemli karar faktörü para olmuş. Bir çoğunun motivasyon düzeyleri düşük ve kazandıkları paradan da memnun değiller. Çünkü kazandığımız para bir sonuçtur. Kendimize asıl sormamız gereken sorular şunlar olmalı: “Bu işi iyi yaptığımda nasıl bir tatmin sağlayacağım?Bu işte kendimi iyi hissetmemi sağlayan ne var? Bu işe yeterince ilgi duyuyor muyum? Bu işe nasıl daha fazla ilgi duyabilirim? Bu sorulara vereceğiniz doğru yanıtlar belki kısa vadede değil ama orta ve uzun vadede daha fazla para kazanmanızı sağlayacaktır. Eğer yaptığınız işte bu sorulara anlamlı cevaplar bulamıyorsanız işinize ilgi duymuyorsunuz demektir. Kendinize de, kurumunuza da bir iyilik yapın ve o işi bırakın. Ancak şunu da unutmayın yapılan iş ne olursa olsun, ona bir anlam katmak ve sonuçta yaptığınız işten keyif almak mümkündür. Eğer sizi güdüleyen faktör kendi iç motivasyonunuz değil sadece ve sadece para, ödül gibi dışsal faktörler ise hangi işi yaparsanız yapın bir süre sonra motivasyonunuz düşecektir.

Yöneticilerin de ekiplerini motive etmeye çalışırken kendi içsel motivasyonlarını bulmaya yardım etmeleri çalışanların kişisel verimliliğini arttıracaktır.

 

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.