Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Oğlum Doğu’nun Dikkat Dağıtıcısı:Salatalık

4927704196_4ff8a68af9_z

Faydalı Dikkat Dağıtıcılar

Geçen akşam bir buçuk yaşındaki oğlum Doğu ile salonda oynuyorduk, eşim yemeğe çağırdı. Oğluma yemek zamanının geldiğini söyledim. Ağlamaya başladı, oyun oynamayı bırakmak istemiyordu. Çocuğu olanlar çok iyi bilirler:Böyle durumlarda mantıksal açıklamalar yapmanın işe yarar hiç bir tarafı yoktur. Hızlıca, Doğu’nun dikkatini dağıtacak bir şey bulmamız gerekiyordu. En az oyun oynamak kadar ona keyif vermeliydi:Salatalık. İsterse kucağıma oturup salatalık yiyebileceğini söyledim. Çok sevdiği için hemen ağlamayı kesti ve oturdu.(İtiraf etmeliyim ki her geçen gün Doğu’nun dikkatini dağıtma konusunda çok daha yaratıcı olmamız gerekiyor)

1960 yıllarda Stanford Üniversitesin’den Profesör Walter Mischel ünlü Marsmallow Deneyini yaptı. Masanın üstünde bir adet marsmallow (amerikan lokumu) vardı. Çocuğa bir işinin çıktığını, bir kaç dakika içinde geleceğini eğer lokumu yemeyip beklerse ikincisini getireceğini söyledi. Bu sırada gizli kamera çekim yapıyordu.

Çocukların önemli bir kısmı dayanamayıp ilk üç dakika içerisinde lokumu yediler. Küçük bir bölümü ise yirminci dakikaya kadar bile bekleyebildiler ve ikinci lokumu aldılar. Profesör Mischel daha sonra bu çocukları izlemeye aldı. Anlamaya çalıştığı şey lokumu yiyen ve bekleyen çocuklar arasında hayatta gösterdikleri performans açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığıydı. Bu deneyin sonradan yapılan replikasyonunu bu videodan izleyebilirsiniz.

Deneyin sonucu gösterdi ki, ikici lokumu bekleyebilenler sınavlarda çok daha yüksek notlar alıyorlar, daha iyi işlerde çalışıyorlar, daha iyi evlilikler kuruyorlar, daha doyumlu ilişikler kuruyorlar, işlerine daha bağlı oluyorlar. İkinci lokumu bekleyen çocukların ortak bir noktası vardı. Dikkatlerini lokumdan başka bir noktaya kaydıracak bir yöntem bulmuşlardı. Lokuma odaklanıp yememeye çalışmak yerine şarkı söylüyorlar, başka bir yöne bakıyorlar veya ayaklarını sallıyorlardı.

Davranışlarımızı kontrol etme konusunda karşılaştığımız iki temel zorluk vardır. Birincisi bizim için önemli bir şeye başlamak (egzersiz yapmak, yoga yapmak,önemli bir iş üzerinde çalışmak, sunum hazırlamak vb.) İkincisi ise herhangi bir dürtüye veya yapmak istemiğimiz bir şeye karşı koymak (Starbucks’da gördüğümüz cheescake, sürekli e-postalarımızı kontrol etmek, çocuğumuza bağırmak vb.)

Odaklanma ve dikkat dağıtıcılardan kurtulma önemli işlere başlayıp bitirme konusunda işe yarayan bir yöntemdir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki herhangi bir dürtüye karşı koymaya çalışırken, o şeyi yapmamaya odaklanmak işe yaramadığı gibi irademizi de azaltır. Sonunda kendimizi tatlıyı yerken, e-postalarımızı kontrol ederken veya çocuğumuza bağırırken buluruz.

Kural basittir. Herhangi bir şeyi yapmaya çalışırken odaklanın, herhangi bir şeyi yapmamaya çalışırken odaklanacağınız başka bir şey bulup dikkatinizi dağıtın. Tatlı yemek yerine arkadaşınız ile sohbet edin, birine sinirlendiğinizde yürüyüşe çıkın, kendi sorunlarınız ile boğulmamak için dikkatinizi kendiniz dışında birilerine verin, çocuğunuz ile oyun oynayın veya yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım edin.

Fotoğraf:https://www.flickr.com/photos/karenandbrademerson/

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.