Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

İnternet Bağımlısı mısınız ?

Ekran Resmi 2015-11-13 ÖS 9.34.57

Dr. Kimberly Young tarafından geliştirmiş ve benim tarafımdan uyarlanmış internet bağımlılığı testini aşağıdaki linke tıklayarak yapabilirsiniz. Bu testte akıllı telefonunuzu kullanma şeklinizi, e-postaları, sosyal medyayı ve diğer internet ile ilgili mecraları kullanma sıklığınızı daha iyi anlayabileceğiniz basit bazı sorular var. Soruların cevapları herhangi bir yerde saklanmıyor. Testi bitirmeden önce puanınızı hesaplayarak kendi değerlendirmeni yapmanız gerekiyor.

Teste başla.

İnternet bağımlılığı internette amaçsızca gezinme, sosyal medya ya da e-posta mesajlarını sürekli kontrol etme dürtüsü olarak tanımlanabilir. Bunun bize zarar verdiğini, negatif etkiler yarattığını biliriz ancak bir türlü kurtulamayız.

İnternet bağımlılığı önemli işlerimize odaklanmamızı ve yaratıcı işler yapmamızı önler.

İnternet bir şeyleri kontrol etmeye örnekler verelim: Belirli siteleri sıkça ziyaret etmek, (örneğin alışveriş siteleri) Facebook ve Instagram “Beğen”ileri, Twitter cevapları, Facebook mesajları, yeni bir e-posta gelmesi, Facebook, Twitter, Pinterest ve Instagram’da yeni yayınlanan iletilerin kontrol edilmesi, sms veya whatsup mesajları ve çok daha fazlası…

Bu saydığımız şeylere farkında olmadan gereğinden fazla zaman harcamamız sadece önemli işlerimize odaklanmamızı engellemekle kalmaz. Aynı zamanda işimiz, ilişkilerimiz, fiziksel sağlımız, finansal durumumuz ile ilgili bir çok probleme neden olur.

Geçenlerde bir şirkette yöneticilik yapan arkadaşım ekibinin sabah işe geldikten sonra 10.30’a kadar alışveriş sitelerinde gezindiklerini ve alışveriş yaptıklarını fark ettiğini söylemişti. Bu durum ekip üyelerinin iş performansını düşürdüğü gibi maddi durumlarını, birbirleri arasındaki diyaloğu, uzun süre bilgisayar başında oturduklarından bel ve göz sağlıklarını olumsuz etkileyecektir.

Eğitimlerimde katılımcılara e-postalarına daha az ve kendi karar verdikleri sıklıkta bakmalarını söylediğimde bazen şöyle cevaplar alıyorum:

“Hocam bizim işimiz sadece e-postaya bağlı. E-posta olmadan biz hiç bir şey yapamayız”

Bir işin sadece e-postaya bağımlı olması bana sağlıklı bir durum olarak gelmiyor. Çünkü ben sadece e-posta ile iş yapıyorum demek ben sadece reaktif çalışıyorum birilerinin bana gönderdiği bir mesaja veya işe göre reaksiyon alıyorum, proaktif ve yaratıcı bir şey yapmıyorum demektir. Kuşkusuz bu durum çoğu zaman çalışandan değil sistemin yanlışlığından kaynaklanıyor.

Şunu unutmayalım yaratıcılık içermeyen sadece reaktif çalışmaya dayalı işler gitgide azalıyor ve teknolojiye devrediliyor. Önümüzdeki yıllarda bu süreç daha da hızlanacak. İşimiz sadece e-postalara bağımlı olsa bile proaktif olmanın daha yaratıcı işler yapmanın yollarını arayıp bulmamız gerektiğine inanıyorum.

Christine Carter, The Sweet Spot adlı kitabında şunu yazıyor: Sürekli olarak e-postalarımızı ve sosyal medyayı kontrol etmemizde bize keyif veren bir durum var. Kumar makinesinde de durum böyledir. Yenilsek de, para kazanma ümidi ile sürekli oynamak isteriz. Aynen kumar makinesi gibi Facebook veya e-postaları da iyi bir haber alma ümidi ile sürekli kontrol ediyoruz.

İnternet bağımlılığı niçin istenmeyen bir durumdur ?

İnsanların herhangi bir işe odaklanamamasının en önemli 5 nedeni şudur?

  1. Çok fazla bölünmemiz
  2. Aynı anda çok fazla işimizin olması ve hangisini seçeceğimizi bilememek
  3. Kararsızlık ve belirsizlik
  4. Motivasyon olmaması
  5. Yeterli zaman olmaması

İnternet bağımlılığı daha fazla bölünmemize neden olur. Kararsızlık ve belirsizlik durumlarında bizi karar vermekten belirsizlikten kurtarıyormuş algısı yaratır. Halbuki kararsızlık ve belirsizlikten kurtulmanın yolu karar vermek ve belirsizliği ortadan kaldıracak şeyler yapmaktır, Facebook’ta vakit geçirmek değildir.

İnternet bağımlılığının başka bir nedeni de can sıkıntısı ile baş etmektir. Halbuki can sıkıntısı yaratıcılık için gerekli olan bir şeydir. Beynimizin bir problemi çözmek, yeni bir şey yaratmak için mutlaka boşluğa ve nefes almaya ihtiyacı vardır.

Sırada beklerken, dolmuşta giderken, tuvalette, eğitimde sürekli cep telefonumuzdan bir şeyleri kontrol etmek beynimize ihtiyacı olan bu boşluğu hiç bir zaman vermemektedir.

Yaratıcı herhangi bir süreç berrak düşünmeyi gerektirir. Berrak düşünmek için ise dinlenmiş bir beyine ihtiyaç vardır. Tablet, cep telefonu, sosyal medya, e-postalar ile sürekli bölünerek berrak düşünmek ve yaratıcı olmak mümkün değildir.

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.