Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Onlar Mehmetçik Değil, Hepsi Birer Dünya

Ekran Resmi 2015-12-01 15.29.28

Şimşekler zifiri karanlığı aydınlatıyordu. Yağmurlu ve kimsenin dışarıda olmak istemeyeceği korkutucu bir hava idi. Binlerce Mehmetçik yürüyordu. Şimşekler her seferinde askerlerin yüzlerini aydınlatıyor, sonra tekrar her şey karanlığa gömülüyordu. Yanındaki subaya sordu;

“Bunlar kim?”

“Mehmetçik” Komutanım diye cevap verdi, Subay.

“Hayır” dedi, Onlar Mehmetçik değil, Hepsi Birer Dünya”

“Ne zaman anladım biliyor musun?” diye sordu.

“Bilmiyorum komutanım.” dedi subay.

“Bir askerim şehit olduğunda…” diye cevap verdi.

Genç bir subay iken şehidini köyüne götürdü. Askerinin çocukları,eşi, annesi, babası ile bir süre vakit geçirdi. Doğduğu ve hayatını geçirdiği evi gördü. Elma yediği ağaca dokundu. Koyun güttüğü çayırlara dolaştı. Onun izi olan her yere, her şeye dokunup hissetmeye çalıştı. İşte o zaman anlamıştı her insanın ayrı bir dünya olduğunu…

Size anlattığım bu hikayedeki komutan Emekli Tuğgeneral Enver Topuz’dur. Ülkesini savunmak için yurtiçi ve yurtdışında çok başarılı görevlerde bulunmuştur. “Bunu yaparken en büyük avantajının iyi bir ekip ile çalışmak olduğunu” söylüyor. İyi bir ekibin en önemli özelliği de “Birbirini Varlamaktır” diyor.

Birbirini Varlamak

Birbirini Varlamak; ekip arkadaşlarının ayrı bir dünyası olduğunun farkında olmaktır. Gerekiyorsa uygun bir tarzda eleştirmek, yüzüne karşı doğruları, bazen de acı gerçekleri söylemek ancak asla onu yok saymamaktır. Gerektiğinde onun için her türlü fedakarlığı yapmaktır.

Bir çoğumuzun görevi bu kadar tehlikeli değil ve ölüm riskiyle karşı karşıya kalan bir ekibin parçası değiliz. Birbirimizi korumak için canımızı tehlikeye atmak zorunda da değiliz. Ancak hangi işte çalışıyor olursak olalım “Birbirini Varlamak” bir ekip olabilmenin temel şartıdır.

İş hayatında çok duymuşumdur;

”Birbirimizi sevmek zorunda değiliz işimizi yapalım yeter.”

İşte asıl mesele de burada. “Birbirini Varlamak” insanları sadece insan oldukları ve bu yüzden de değerli oldukları için sevmektir. Dertlerini, sıkıntılarını ve kendilerine özgü dünyalarını anlamaya çalışmaktır. Bunu yapmadan iyi bir ekip olmanın ve işini doğru düzgün yapmanın da imkanı yoktur.

Günümüz iş hayatında bu anlattıklarım size çok ütopik gelebilir. Birbirleriyle sadece bir kaç cümle ile iletişim kuran…Yönetici olarak birlikte çalıştığı ekip arkadaşlarına sadece birer rakam olarak bakan…Onları küçümseyen…Yoksayan…Yanındaki arkadaşına teşekkür etmek, öfkesini, kırgınlığını ifade etmek için bile e-posta ile iletişimi tercih eden…Akşama kadar başını bilgisayardan kaldırmayan, en küçük boşlukta sosyal medya ile zamanını geçiren…Çıkara dayalı ilişkiler kuran…Birbirinin arkasından konuşan…Birbirini dinlemeyen…İşbirliği yapmayan… Böyle ekipler için “Birbirini Varlamak” içi boş ve gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir kavram olarak gelebilir.

Hayır, “Birbirini Varlamak” sadece iyi bir komutanın yönettiği ve birbirine kenetlenmiş bir askeri birliğe özgü bir kavram değildir. İş hayatında da mümkündür ve örnekleri az da olsa vardır.

Bir insanın yaptığı işleri sevmeyebilirsiniz. Ancak şunu unutmayın; bir insanı sevmiyorum diyorsanız aslında sevmediğiniz kişi kendinizsiniz…Kendinizi sevmeye çalışarak işe başlayabilirsiniz. “Birbirini Varlamak”, çok zorlu ancak yapmaya değer bir yolculuktur.

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.