Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Aşırı Kontrol Performansı Düşürür

Adsız.001

Geçen hafta oğlum ile birlikte Özgürlük Parkı’na gittik. Akülü araba kiraladık. Henüz 28 aylık olduğu için satıcıya “oğlum için uygun olup olmadığını” sordum. O da ben “peşinden koşabilirsem, direksiyonu kullanmasında yardımcı olabileceksem uygun olduğunu” söyledi. Kiraladık. Ben de satıcının önerdiği gibi oğlumun yanında gidiyordum. Sıkça müdahale etmem gerekiyordu çünkü pistin dışına çıkıyor, diğer arabaların veya çocukların üzerine sürüyor, dönüşlerde manevra yapmak da zorlanıyordu. Hava güneşli ve sıcak olduğu için yoruldum oğluma “biraz oturup dinlenelim” dedim.

Ben otururken o tek başına sürmeye devam etti. İlk başta biraz zorlandı. Pistten çıkarak yanda bulunan çimenlere girdi. Ben de uzaktan izliyordum. Bir şekilde tekrar piste çıkmayı başardı. Sonrasında tek başına gayet güzel bir şekilde arabayı kullanmaya başladı. Problem onda değil çok fazla kontrol ederek ona hiç bir alan bırakmayan, hata yaparak öğrenmesinin önünü tıkayan “Ben de” idi.

Ne yazık ki bu hatayı şirketlerimiz de çok sık yapıyor. Geçen hafta eğitim verdiğim bir grupta, satış temsilcisi olan bir katılımcı, “yöneticisinin sürekli kendisini kontrol etmesinden” yakınıyordu. Bana söylediği şuydu:

Ben zaten eksiklerimi biliyorum. Bunların bana sürekli hatırlatılmasının bana bir katkısı olmadığı gibi motivasyonumu da bozuyor. Ayrıca yaptığım her şeyin en ince detayına kadar sorgulanmasını istemiyorum. Benim hedeflerim var ve bu hedefleri nasıl yöneteceğimi ben belirlemek istiyorum

İnsanların doğasında özerklik vardır. Eğitim sistemimiz, hatalı ebeveyn yaklaşımları(benim yaptığım gibi), şirketlerin ve ülkelerin yanlış politikaları gibi sebeplerle bu özelliğimiz örselenmiş olabilir. Birlikte yaşamak ne kadar bir gereklilik ise özerklik de aynı ölçüde önemli bir ihtiyaçtır. Özerkliği kısıtlanmış bireyler derin bir mutsuzluk içine düşerler.

Yukarıda anlattığım örnek de, yöneticinin büyük ihtimalle farkında olmadan verdiği mesaj aslında şudur:

Bu sefil fareler her dakika kontrol edilmeye muhtaçtır. Kendi başlarına bırakıldıklarında çalışmazlar ve yatarlar. Tembeldirler, farkında olmadıkları için sürekli eksiklerini hatırlatmak gereklidir. Hata yapmamaları için sürekli yönlendirilmeleri gereklidir. Tek başlarına karar alıp, harekete geçme gibi bir yetenekleri yoktur.

Bütün orta ve üst düzey şirket yöneticilerine sesleniyorum. Lütfen şirketinize ve çalışanlarınıza bu kötülüğü yapmayın. Bunlar artık eskide kalması gereken, köhnemiş sanayi devrimi çağının davranış şekilleridir. Bu davranış şekillerine devam ederek bilgi ekonomisi çağına ayak uydurmak imkansızdır.

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.