Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Kendini Çaresiz, Tıkanmış ve Çıkmazda Hissetmek

8621087319_798dbb879a_o

48 yaşındayım. Hayatımda kendimi tıkanmış, amacını kaybetmiş ve çıkmazda hissettiğim dönemler oldu. Bloğumun takipçilerinden de sıklıkla böyle mesajlar alıyorum.

Eğitim verdiğim gruplarda mutsuzluk hastalığının bulaşıcı bir şekilde yayıldığını üzülerek görüyorum. Bu hastalığın tipik belirtileri;

  • Kendini çaresiz, tıkanmış ve çıkmazda hissetmek
  • Sürekli durumundan şikayet etmek
  • Başına gelenlerden başkalarını sorumlu tutmak (eş, müdür, iş arkadaşı, kurum gibi)
  • Yapılması gerekeni hep başkalarından beklemek
  • Kurban rolüne girmek: Benim yapabileceğim hiç bir şey yok
  • Dedikodu yapmak

Hayatımızda bazı şeyler değişsin istiyoruz. Evliliğimizin daha iyiye gitmesi, mutlu olabileceğimiz yeni bir iş bulmak, yeni bir ilişkiye başlamak, işte terfi almak, daha fazla para kazanmak gibi.

Dış hayatta istediğimiz bu değişimler bir okyanusun kıyıya vuran son dalgaları gibidir. Bu dalgaların kıyıya nasıl vuracağı çoğu zaman kontrolümüz altında olmayan bir çok faktöre göre değişir. Kıyıya vuran bu dalgaları yaratan binlerce kilometre ileride okyanusun dibidir.

48 yıllık yaşantımda belki de öğrendiğim en önemli şey bu okyanusu hep dışarıda aramanın ve kıyıya vuran dalgalar ile ilgilenmenin ne kadar yanlış olduğudur.

İçimizdeki sonsuz ve sınırsız varlık ile ilişki kurmadan bu değişimi başlatmak imkansızdır. Dış hayattaki değişimler ile mutlu olacağını zannetmek bir illüzyondan ibarettir. Dış hayat sürekli değişir. Bu değişimde bizim kontrolümüz dışında olan bir çok faktör rol oynar.

Halbuki içimizdeki o sonsuz okyanus hep oradadır ve ancak onu kontrol edebiliriz. Bu da bize zaman içerisinde o dalgaların bizim istediğimiz gibi olmasını sağlar.

Bunun için bir mağaraya çekilip 50 yıl meditasyon yapmanıza gerek yok. Sağlıklı olmaya çalışarak işe başlayabiliriz. Burada bahsettiğim sadece fiziksel sağlık değildir. Aynı zamanda duygusal, zihinsel ve ruhsal sağlık…

Hayatımıza katacağımız günlük ritüeller o sonsuz okyanus ile ilişki kurmamızı sağlayacaktır.

Bu noktada yapılan en büyük hata dış dünyadaki değişimin çok hızlı olmasını beklemektir. Değişim bir süreç işidir. İkinci büyük hata ise içteki değişimi başlatmaya başlangıçta çok motive olup, çok fazla şey yapmaya çalışmak ve sonunda kaçınılmaz olarak yine eski rutinimize geri dönmektir. Bu işin sırrı yavaş ve küçük adımlarla ilerlemektir.

Aşağıdakilerden bir tanesini seçip günlük rutininize eklemeye çalışın ve her gün yapın. Bu zor geliyorsa başka bir yöntem de her gün aşağıdakilerden bir tanesini seçip, uygulayın. Ve hemen başlayın.

  1. 8 saat uyuyun. Saat 14.00’den sonra çay, kahve içmeyin.
  2. Şekerli, nişastalı,unlu gıdaları, kolalı içecekleri ve glisemik indeksi yüksek gıdaları tüketmeyin.Eğer kilo vermekte zorlanıyorsanız insülin direncinizi mutlaka ölçtürün.
  3. Televizyon seyretmeyin.
  4. Bütün gün boyunca hiç bir şeyden şikayet etmeyin.
  5. Dedikodu yapmayın.
  6. Transandantal Meditasyon öğrenin ve yapın. (www.maharishi.org.tr)
  7. Komik bir film veya şov izleyin
  8. Sevdiğiniz bir arkadaşınızı arayın.
  9. 10 yeni düşünce yazın. Bu düşüncelerin hangi konuda olduğu ve ne olduğu hiç önemli değildir.
  10. Ruhsal bir kitap okuyun. Kuran-ı Kerim, Tevrat, İncil, Bhagavad-Gita hepsi olabilir.
  11. Sabah kalktığınızda kendinize şunu söyleyin: “Bugün birinin hayatında fark yaratacağım ve onu sevindirecek bir şey yapacağım.” Gün boyunca bunu yapmak için fırsat kollayın. Yaşlı bir insanı karşıdan karşıya geçirmek, tanımadığınız birine günaydın demek, bir çocuk ile oyun oynamak gibi basit şeyler de olabilir.
  12. Bir hobi edinin. Zamanım yok bahanesinin arkasına sığınmayın. Resim yapın, fotoğraf kursuna gidin, gitar çalmayı öğrenin, satranç veya briç kursuna gidin, düzenli olarak yazı yazın. Ne isterseniz…Bu faaliyeti günlük rutininizin içine mutlaka yerleştirin.
  13. Günlük işlerinizi planlayın. Yani o gün ne yapacağınızı ve hangi saatte yapacağınızı bir kağıda yazın.
  14. Hayatınızda şükredeceğiniz ve iyi ki var diyeceğiniz 3 şeyi yazın. Bu genel bir şey de olabilir, o gün olan bir olay da.
  15. Hayatınızda iyi var diyebileceğiniz 10 kişiyi düşünün ve yazın.
  16. Birine süpriz yapın.
  17. Kırgın olduğunuz birini affedin. Bunu o kişinin bilmesi bile gerekmiyor. Bir kağıda veya günlüğünüze yazın. Yapılan araştırmalar bunu yapmak beyinde oksitosin hormonu salgılanmasına neden oluyor. Bu hormon kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor ve çok önemli işlevleri var.
  18. Yapmak istemediğiniz şeylere “hayır” deyin.
  19. Birine onu ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin. (Bu benim hala yapamadığım bir madde)
  20. Sevmediğiniz veya duygusal olarak bir yakınlık hissetmediğiniz bir insanla seks yapmayın.
  21. Diyafram nefesi almayı öğrenin ve her saat başında bir hatırlatıcı kurup 2-3 defa derin nefes alın. Özellikle zor ve stresli anlarda bunu yapmayı unutmayın.
  22. Bir arkadaşınız ile görüşmek için plan yapın. 3 ay sonra bile olabilir.
  23. Eğer kendinizi kötü hissediyorsanız ve bu süreden beri devam ediyorsa mutlaka profesyonel destek alın.

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.