Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Oğlum Doğu’ya Mektuplar-2

Sevgili Oğlum,

Sana daha önce yazdığım mektupta sevdiğin işi yapmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmıştım. Bununla birlikte hayatın şu gerçeğini hiç bir zaman unutma. Ne kadar sevdiğin işi yaparsan yap, sana çok zor gelen ve yapmak istemediğin işler olacaktır. Eğer mutlu olmak istiyorsan bu işleri de en az sevdiğin işler kadar iyi yapmalısın. Üstelik sonunda sevmiyorum diye yapmakta zorlandığın bu işler sana çok güzel süprizler de çıkarabilir.

Sen 9 ya da 10 aylıktın. Akşam uyumadan önce altını temizleme, ellerini yıkama ve dişlerini fırçalama işini ben üstlendim. İtiraf edeyim ki çok gönüllü değildim. Bunu babalık görevimi yerine getirmek ve annene yardım etmek için yaptım. Ancak aradan bir kaç ay geçtikten sonra seninle geçirdiğimiz bu zaman çok hoşuma gitmeye başladı. Bunda senin de çok katkın oldu. Hep beni oyun oynamaya teşvik ettin. Bazen zor geçen bir günün sonunda seninle gülüşmek, bir anlamı olmayan cümleler ile konuşmak, beraberce bulduğumuz oyunları oynamak bana kendimi iyi hissettiriyordu.

Aslında yaptığım tek şey “anda” olmak, sana odaklanmak ve sana uyumlanmaktı. Bazen oldukça ağır kokan kakanı:) temizlemek bile benim için bir meditasyon haline gelmişti. Babalık görevim diyerek başladığım bu iş, görev olmaktan çıkıp, bana mutluluk veren bir aktiviteye dönüştü. Seninle birlikte güzel vakit geçirdiğimiz başka faaliyetlerin de önünü açtı.

Üstelik bu süreç bizi birbirimize duygusal olarak da çok yaklaştırdı. Sevgili Nar Abla’mın bana hep söylediği şu cümleyi sen bana yaşayarak öğrettin: “Sevgi emek ister.”

Sevdiğin işi yap, sevdiğin insanlarla birlikte ol ve hiç bir zaman “miş gibi” yapma, insanların seni belirli kalıplara sokmasına izin verme…Ancak şunu da unutma hayatta yapılması gereken ve senin yapmak istemediğin işler de çıkacaktır. Bu tür işleri bir görev olarak yapmayı seçebilirsin. Eğer anda olup iyi odaklanırsan bu tür işleri de severek yapman mümkün olabilir. Sana fiziksel olarak acı vermediği sürece her işi severek yapmak mümkündür.

İnsanların bazılarının yaptığı gibi yaptığın işten şikayet etme. Sürekli durumundan şikayet etmek bir insanın aktivasyon ve harekete geçme enerjisini alıp bitiren bir şeydir. Seni mutsuz eden şey neyse ve her şeyi denediğin halde bir türlü sevemiyorsan bırakıp gidebilirsin ama şikayet etme. Bir süre sonra severek yaptığın işlerden de nefret etmeye başlarsın.

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.