Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Hayatınızda Herhangi Bir Konuda Değişim Yaratmak İçin:Aktif Sorular

İnsanın kanadı, gayretidir.

Mevlana

Uzun vadede çaba göstererek hayatımızda yaratabileceğimiz büyük değişimleri göz ardı edip, kısa vadede başarılabilecek şeyleri de gereğinden fazla abartma eğilimindeyiz. Yaşadığımız popüler kültüründe bunda büyük etkisi var. Bilinçaltımıza “kısa sürede köşe dönme”, “ bir ayda 7 kilo verme”, “üç yılda müdür olma” gibi sayısız mesajlar sistematik olarak sürekli veriliyor. Halbuki;

  • Değişim bir gecede başarılmaz
  • Başarı her gün tekrar eden küçük çabaların toplamıdır
  • Her gün yaptığımız şeyleri değiştirmeden bir değişim yaratmak imkansızdır
  • Çaba gösterirsek ilerleriz, göstermezsek de on üç yaşında geldiğimiz gelişim düzeyi ile ölürüz.

Buradaki kritik olan şey çaba göstermektir. Bununla birlikte yapılması gereken bir şeyi yapmadığımızda bizim dışımızdaki etkenleri suçlamaya çok eğilimli oluyoruz.

Örneğin eğitimlerimde satış ekibine müşteriler ile empati yaparak ve onların ihtiyaçlarını iyi anlayarak satış yapmaları konusunda bir geri bildirim verdiğimde bana bunu yapmalarının çok zor olduğunu anlatan bir çok faktör sayıyorlar.

  • Hedeflerinin yüksekliği
  • Yöneticilerinin hedefler konusundaki baskıcı tutumu
  • Bu kadar vakitlerinin olmaması
  • Doğru araçların ve kaynakların olmaması
  • Adil bir maaş sisteminin olmaması
  • Hedefler tutmadığında işten atılma korkusu
  • ve daha bir çoğu

Evet, bence çoğu da doğru! Ancak bu faktörlerin aynılarına maruz kalan, aynı şirkette çalışıp, aynı maaşı alan bazı çalışanlar (malesef ki sayıları az) müşterileri ile empati kurarak, onların ihtiyaçlarını anlayrak satış yapabiliyorlar. Örneğin uçağa bindiğimde bazı hostesler asık suratla veya yapay bir gülümseme ile hizmet verirken, bir tanesi (daha iyi bir ücret veya sosyal hakları olduğunu zannetmiyorum) gerçekten samimi olarak güler yüzlü bir hizmet verebiliyor.

Şimdi, bazı çalışanlar bana şunu söyleyecektir. Sen de bizim yöneticilerimizin yaptığını yapıyorsun. “Bak o yapıyor sen yapamıyorsun.” Hayır amacım asla çalışanları birbirleri ile karşılaştırıp, yargılamak değil. Ancak şu acı gerçeğin farkında olmalıyız:

Karşılaştığımız problemlerde sürekli birilerini veya çevre şartlarını suçlayarak, çaba gösterme ve harekete geçme enerjimizi yok edip bitiriyoruz.

Size Marshall Goldsmith’in Triggers isimli kitabından öğrendiğim bir sistemi tanıtacağım. Kitabında anlattığına göre o da kızından öğrenmiş. İsmi “Aktif Sorular”. Basit ancak son derece etkili bir yöntem.

Bir insana yapılması gereken bir şeyi yapıp yapmadığı sorulduğunda eğer o işi yapmadı ise hemen odağını kendi dışındaki faktörlere çevirme eğiliminde olduğunu söyledik. Örneğin:”bugün kendine net hedefler koydun mu?”, “zamanını gerçekten önemli olan işlere ayırdın mı” gibi soruların cevapları hayır ise dış şartları suçlama eğilimi artıyor. Halbuki soruyu;

  • Bugün net hedefler belirlemek için elinden geleni yaptım mı?
  • Bugün mutlu olmak için elinden geleni yaptım mı?
  • Bugün insanlar ile iyi ilişkiler kurmak için elinden geleni yaptım mı?

diye sorduğumuzda artık odağımızda bizim gösterdiğimiz çaba vardır. Çünkü her türlü zorlu koşulda dahi küçük de olsa bir çaba gösterme imkanımız vardır ve farkı yaratan da bu çabadır.

Marshall Goldsmith aktif soruların gücünü gösteren bir deney yapdı. Birinci grup, eğitim almış kişilerden oluşan kontrol grubuydu, onlara mutluluk, hayatın anlamı, olumlu ilişkiler kurmak ve işine bağlı olmak konusunda “önce ve sonra “ soruları sorulmuş.

İkinci grup katılım ve beğlı olma konusunda iki saatlik bir eğitim almıştı. Eğitimi takip eden on gün boyunca bu gruba her gün pasif sorular soruldu.

  1. Bugün ne kadar mutlusun?
  2. Günün ne kadar anlamlıydı?
  3. İnsanlarla ilişkilerin ne kadar olumlu?
  4. Katılım (ingilizcesi engagement, bunu işine engaje olmak veya işine cezbolmak şeklinde çevirebiliriz) düzeyin nedir?

Üçüncü grup aynı iki saatlik eğitimi aldı ama onlara on gün boyunca her gün aktif sorular soruldu.

  1. Bugün mutlu olmak için elinden geleni yaptın mı?
  2. Bugün işine anlam katmak için elinden geleni yaptın mı?
  3. Bugün insanlarla iyi ilişkiler kurmak için elinden geleni yaptın mı?
  4. Bugün tam bir katılım göstermek için elinden geleni yaptın mı?

İki haftalık sürenin sonunda, bütün katılımcılardan mutluluk, hayatın anlamı, olumlu ilişkiler kurmak ve katılım konularında yaşadıkları artışı puanlamaları istendi.

Sonuçlar şaşırtıcı derecede tutarlıydı. Kontrol grubunda pek bir değişim olmadı. Pasif sorular sorulanlar dört alanda da olumlu gelişmeler yaşadıklarını belirtmişler. Aktif sorular sorulan gruptakilerse, her madde için iki kat ilerleme elde ettiklerini bildirdiler.

Marshall Goldsmith yaptığı araştırmalar ve deneyimlerine dayanarak çalışanların işteki performansını arttıran 6 faktör belirlemiş. Bu 6 faktörü de aktif soru haline getirmiş.

  1. Bugün kendime net hedefler koymak için elimden geleni yaptım mı?
  2. Bugün hedeflerime doğru ilerlemek için elimden geleni yaptım mı?
  3. Bugün işime anlam kazandırmak için elimden geleni yaptım mı?
  4. Bugün mutlu olmak için elimden geleni yaptım mı?
  5. Bugün iyi ilişkiler kurmak için elimden geleni yaptım mı?
  6. Bugün işime tam olarak katılım göstermek için elimden geleni yaptım mı?

Aktif soruları hayatımıza geçirmek için dikkat etmemiz gereken noktalar şunlar:

  1. Bu soruları her gün sorup kendimize 10 üzerinden bir puan veriyoruz. O gün o soru için yeterince çaba gösterdiğimizi düşünüyorsak 10’a yakın bir puan, çok az çaba gösterdiğimizi düşünüyorsak da 0’a yakın bir puan veriyoruz.
  2. Sistemin işleyebilmesi için en kritik konu bu soruları her gün kendimize sorup, puan verdikten sonra birisi ile paylaşmak. Bunu yapmadığınız sürece sistemin orta ve uzun vadede sürdürülebilir olma olasılığı neredeyse yok. İletişimin nasıl kurulacağının çok fazla bir önemi yok. Telefonla, e-posta ile, yüz yüze olabilir.
  3. Paylaştığımız kişi yorum veya önerilerde bulunabilir ancak asla yargılama olmamalıdır. Örneğin herhangi bir konuda sürekli çok düşük puan alıyorsanız, diğeri arayıp burada ne sorun var, bu senin için gerçekten önemli mi, atabileceğin küçük de olsa bir adım var mı? gibi sorular sorabilir.
  4. Yukarıdaki 6 soruyu istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz veya yeni sorular ekleyebilirsiniz. Soruları belirlerken bu iki konu önemlidir.
    • Bu maddeler benim için önem taşıyor mu?
    • Bu maddelerde başarılı olursam olmak istediğim kişi olmama faydası olacak mı?
  5. Zaman içerisinde soruları değiştirebilir, işlevini yitirdi ise silebilir(örneğin:zaten artık doğal olarak yapıyor ve takip etmenize gerek kalmadı) veya yeni sorular ekleyebilirsiniz.
  6. Diyelim ki sizin için önem taşıyan bir soru belirlediniz ancak 10 gün boyunca o konuda hiç bir şey yapamadınız ve kendinize 0 verdiniz. Eğer sizin için gerçekten önemli ise ve olmak istediğiniz kişi olmanıza fayda sağlayacaksa o soruyu en azından bir süre daha silmeyin. Her gün 0 vermek rahatsız edici olabilir ancak bu rahatsızlık duygusu tam da aradığımız şeydir. Çünkü harekete geçmemizi ve aksiyon almamızı tetikleyebilir.
  7. Eğer iş veya özel hayatınızla ilgili başarmak istediğiniz bir konu varsa bunu aktif sorularınıza ekleyebilirsiniz.

Aşağıda bazı aktif soru örnekleri bulabilirsiniz:

  • Günde 6 dk. yazmak
  • En az yarım saat okumak
  • Başkalarına şefkatli davranmak
  • Kızım ile yarım saat oyun oynamak/sohbet etmek
  • Haftada 3 defa pilates yapmak
  • Günde 7000 adım atmak
  • Diyetisyenin verdiği beslenme programına uymak
  • Her gün meditasyon yapmak
  • Kafeini azaltmak (günde 3 kahve + kafeinli çay)
  • Sosyal medyaya her gün en fazla 30 dakika ayırmak

Bu linke tıklayarak örnek olması açısından benim aktif sorularımı görebilir ve excel formatını siz de kullanabilirsiniz.

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.