Kişisel Verimlilik Sanatı

Zihin, Beden, Ruh, Denge

Gelişmiş Ülke’mi, Geri Kalmış Ülke’mi Olacağız?

Gelişmiş Ülke’mi, Geri Kalmış Ülke’mi Olacağız?

Televizyonda Profesör Doktor Özgür Demirtaş’ı dinlerken ülkelerin ve insanların yazgılarının birbirlerine ne kadar benzer olduğunu düşündüm.

  • İnsanlar hormonların etkisi ile anlık, keyif odaklı, otomatik pilota bağlanmış, kısa vadeli kararlar verdiklerinde fiziksel ve ruhsal sağlıkları giderek bozuluyor. İlişkileri bozuluyor, sağlıklı ve derin düşünme yeteneklerini kaybediyorlar. Yemek alışkanlığımız buna bir örnektir. Sağlıklı tercihler yapmak yerine sadece anlık, keyif odaklı, dürtülerin ve hormonların etkisi ile beslenmenin bizi getirdiği nokta:Türkiye obezitenin en hızlı arttığı ülkelerden birisi.
  • ülkeler de sadece popülizm’e dayalı, geleceği düşünmeyen kararlar aldıklarında orta ve uzun vadede hem gelirleri düşüyor hem de toplumsal barışları kötüye gidiyor. Profesör Demirtaş’ın bu konuda çok net bir önerisi var. Anayasaya basit bir madde eklemek:

    Türkiye’nin eğitim de ülke olarak sıralamasını 5 yıl içerisinde 5 sıra yükseltemeyen parti ve yöneticileri otomatik olarak istifa eder, önümüzdeki seçime katılamaz ve yerine halkın seçeceği başka bir parti iktidar olur.

Bu basit madde bizi ve politikacaları kısır tartışmalardan kurtarıp gerçekten önemli olana odaklanmalarını sağlayacaktır. Kaynaklarımızı doğru yere aktarmamız gerekiyor aksi taktirde hangi iktidar gelirse gelsin ülkemiz hızla geri kalmış ülkeler bataklığına doğru sürüklenecektir. Kaybedecek bir saniyemiz bile yok. Profesör Demirtaş’ın çok güzel anlattığı gibi bu yeni dünya düzeninde önümüzdeki yirmi yıl içerisinde gelişmekte olan ülke diye bir şey kalmayacak. Bu ülkelerin çok küçük bir kısmı gelişmiş ülkeler ligine dahil olacak büyük bir kısmı ise geri kalmış ülke ligine düşecek.

  • Basitlik ve sadelik bir insanın gelişiminde ve verimliliğinde en önemli etkenlerden bir tanesidir. Konu çok karmaşık değildir. Fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal enerjimizi geliştirmek için her gün bir şeyler yapıyor muyuz? Tıkandığımızı hissettiğimizde işin profesyonellerinden destek alıyor muyuz? Asla kolay olduğunu söylemiyorum, çaba ve emek gerektirir ancak karmaşık değildir.
  • Bir ülkenin yönetiminde de basitlik ve sadelik ön planda olmalıdır. Profesör Demirtaş Anayasa için sadece üç madde öneriyor.
    1. Din, ırk, mezhep, parti, köken, giyim, kuşam, (ve şu anda aklıma gelmeyen ne varsa) hiç bir ayrım gözetmeden bütün kurumlar, vatandaşlara eşit davranır.
    2. Birinci madde yoruma açık değildir ve herkes uymakla yükümlüdür.
    3. Eğitimde 5 yılda, 5 sıra atlatamayan parti ve yöneticileri gider yerine seçimle başka bir parti gelir.
  • İnsanın en önemli ve vazgeçilmez ihtiyaçlarından bir tanesi özgürlüğüdür. Bu daha çok zihinsel bir süreçtir. O yüzden Nelson Mandela hapiste iken “Ben özgürüm ve kimse özgürlüğümü benden alamaz” demiştir. Davranışlarını tercih edebilen ve hayatında bir anlam bulabilen insanlar gerçek “içsel özgürlüğü” bulurlar.
  • Profesör Demirtaş’ın önerdiği birinci madde o yüzden çok önemlidir. İnsanların kendilerini özgür hissettiği ve başkalarına zarar vermediği sürece bu özgürlüğünü doyasıya ve sınırsız yaşayabileceği bir ülkede yaşadığını bilmeleri mutlu, verimli bir hayat sürmeleri açısından çok kritiktir.
  • Aklımıza şu soru gelebilir. Uzun vadeye odaklandığımızda kısa vadedeki sorunlarımız ne olacak. Örneğin işsizlik gibi…Özgür Demirtaş bir ekonomist olarak orta ve uzun vadeli hedefler koyup, bu hedeflere uygun aksiyonlar aldığımızda bunun kısa vadeye de fayda sağlayacağını söylüyor. Bu görüş aynen insanlar için de geçerlidir. Örneğin düzenli egzersiz yapmak belki bizi o anda mutlu hissettirmez ancak sağlıklı beslenmek gibi başka iyi alışkanlıkların da tetikleyici olur ve olumlu etkisini hemen göstermeye başlar.

Özgür Demirtaş’ın katıldığı programdaki konuşmasını buradan izleyebilirsiniz.

About Hakan Gökbayrak

“Kişisel Verimliliğinizi Arttıracak 10 Alışkanlık” e-kitabıma ücretsiz sahip olmak için lütfen üye olun.